0505 543 37 42
trenar
Sosyal Medya Hesaplarımız

İdare Mahkemesi ve Görevleri

İdare Mahkemesi ve Görevleri

İdare tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı işlem ve eylemlere karşı açılan davalara bakmakla görevli mahkemeler idare mahkemeleridir. İdari yargıda genel görevli ilk derece mahkemesi idare mahkemesidir. Vergi mahkemeleri ve Danıştay’ın kanunlarla görevli kılınmadığı tüm dosyalar idare mahkemelerinde görülür.

İdare Mahkemesinin Yargılama Usulü

İdare mahkemelerinde yargılama kural olarak yazılı yapılır. İnceleme evrak üzerinden gerçekleştirilir. İdari davanın açılmasının ardından mahkeme dava ile ilgili gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi ilgili kişi ve kurumlardan talep edebilir.

İdari davanın açılmasının ardından taraflarca delil tespiti ancak davaya bakan mahkemeden istenebilir. Mahkeme talebi yerinde görürse üyelerden birini bu işle görevlendirebilir. İdare mahkemesinde yargılama evrak üzerinden gerçekleştirildiği için tanık dinlenmez ve ifade alınmaz. Fakat tüm evrakların toplanmasının ardından keşif yapılabilir veya bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

İstisnai İvedi Yargılama Usulü

İdare mahkemelerinde bazı yargılamalar istisnai olarak ivedi yargılama usulü ile yapılır. İvedi yargılama usulünde dava açma süresi 30 gün ile sınırlandırılmıştır. Bu usulde normalde üst makama başvurulması durumunda verilen ek süre hakkı yoktur. İdare mahkemesi ivedi yargılama usulüne göre yapacağı yargılamalarda ilk incelemeyi 7 gün içerisinde gerçekleştirerek dava dilekçesi ve eklerini davalıya tebliğ eder.

İvedi yargılamada savunma süresi 15 gündür. Bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla 15 gün daha uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya süresi içinde verilmemesi durumunda dosya tamamlanmış sayılır. İdare mahkemesi dosyanın tekemmüle ermesinin ardından en geç 1 ay içerisinde davayı karara bağlar.

İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda yürütmenin durdurulması taleplerine ilişkin verilecek kararlara itiraz edilemez.

İvedi yargılama usulünde temyiz yargılaması da özel düzenlemelere bağlıdır. Buna göre nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde temyize başvurulabilir. Temyiz dilekçesine cevap süresi de 15 gün ile sınırlandırılmıştır. Temyiz talebinin ardından en geç iki aylık süre içerisinde dava karara bağlanır. Karar taraflara bir ay içinde tebliğ edilir.

İdare Mahkemesinin Bakmakla Görevli Olduğu Davalar

İdari yargıda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülmesi gereken davalar ile vergi mahkemesinin görev alanına giren davalar dışındakilere idare mahkemeleri bakmakla görevlidir. Buna göre idare mahkemesinin görevine giren davalar şu şekildedir:

  • İptal davaları: Bir idari işlemin hukuka aykırı olması sebebiyle iptal edilmesi talebi ile açılan idari davalar.
  • Tam yargı davaları: İdari işlem ya da eylem sebebiyle zarar görenler tarafından idare aleyhine açılan tazminat ve alacak davaları.
  • Kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için gerçekleştirilen idari sözleşmeler nedeniyle taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara dair davalar,
  • Farklı kanunlarda açık olarak idare mahkemelerinin görevlendirildiği dava ve işler,

İdare Mahkemesinde Yürütmenin Durdurulması Kararı

Yürütmenin durdurulması, aleyhine iptal davası açılmış olan işlemin idarece davanın neticelenmesi beklenilmeden uygulanması durumunda bireylerin zarara uğramasını engellemek amacı ile verilen geçici nitelikte bir karardır.

Bir idari işleme yönelik olarak dava açılması o idari işlemin yürütmesini durdurmaz. Dava açan tarafın aynı zamanda mahkemeden yürütmenin durdurulmasını istemesi gerekir. Ancak vergi mahkemesinde, vergi uyuşmazlıklarından kaynaklanan davaların açılması, tarh edilen vergi, harç, resim ve benzer mali yükümlerin ve bunların ceza ve zamlarının dava konusu edilmiş olan kısmının tahsilini durdurur. Fakat işlemden kaldırılmış olan vergi dava dosyalarında tahsil işlemleri devam eder. İşlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme alınması ve ihtirazı kayıtla verilen beyannameler üzerine gerçekleştirilen tahsil işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz. Bu aşamada tahsil işleminin durdurulabilmesi için ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için;

  1. İdari işlemin uygulanması durumunda, giderilmesi güç ya da olanaksız zararların doğacak olması,
  2. İdari işlemin açık bir şekilde hukuku aykırılık teşkil ediyor olması gerekmektedir.

Bu iki şartın bir arada gerçekleşmesi durumunda davalı idarenin savunması alınarak ya da savunma süresinin geçmesinin ardından mahkeme gerekçeli bir şekilde yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Yürütmenin durdurulması kararları gerekçeli olmak zorundadır. Gerekçe idari işlemin neden hukuka aykırı olduğunda ve uygulanması durumunda ne tür zararlar vereceğini içermelidir.

Eğer idari işlem uygulanmakla etkisi tükenecek olan işlemlerden ise mahkeme idarenin savunmasını almadan da yürütmenin durdurulması kararını alabilir.

Yürütmenin durdurulmasını isteyen tarafın sunduğu dilekçelerden istemin yerinde olmadığı açık bir şekilde anlaşılabiliyorsa, davalı idarenin savunması alınmadan da istem reddedilebilir.

Yürütmenin Durdurulması veya Yürütmenin Durdurulmasının Reddi Kararına İtiraz

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilmiş olan kararlara karşı bölge idare mahkemesine 7 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtirazın gerçekleştirildiği merciler dosyanın kendisine gelişinden itibaren 7 gün içerisinde karar vermek mecburiyetindedir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Aynı gerekçelere dayanarak ikinci defa yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz

İdare Mahkemesinin Yetkisi

İdare mahkemelerinden yetki, mahkemenin yer bakımından yetkisini ifade eder. Coğrafi olarak hangi idare mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olduğu 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanununda belirlenmiştir. Buna göre davaya bakmaya yetkili idare mahkemesi, idari işlem ya da sözleşmeyi gerçekleştiren idari merciin bulunduğu yerdir. Özel kanunlarda da yetkiye özel düzenlemeler yapılmış olabilir. Bu halde dava özel kanunla yetkilendirilmiş yerde açılmalıdır. İdare hukukunda yetki kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme tarafından resen gözetilir.

İdare Mahkemesi Tarafından Verilen Yetkisizlik ve Görevsizlik Kararları

İdare mahkemesinde bir davada mahkeme tarafından görevsizlik ya da yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi durumunda dosya Danıştay veya yetkili ve görevli idare ve vergi mahkemesine gönderilir.

Görevsizlik nedeni ile gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görev alanı içerisinde görmezse dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi kararı alır.

Görevsizlik ya da yetkisizlik nedeniyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz ya da yetkisiz görürse, ilk görevsizlik ya da yetkisizlik kararını veren mahkeme ile aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde olması durumunda bölge idare mahkemesi tarafından, farklı bölge idare mahkemelerinin yargı çevresinde olmaları durumunda ise Danıştay tarafından karar verilir. Bölge idare mahkemeleri ve Danıştay tarafından verilen görev ve yetki uyuşmazlıkları kararları kesindir.

İdare Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf Başvuru Şartları

2577 sayılı İYUK kanununun 45. maddesinde idare mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvurusu şartları düzenlenmiştir. Buna göre;

  • İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda taraflar istinaf yoluna başvuramaz.
  • Konusu 5 bin Türk Lirasını geçmeyen tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılmış olan iptal davaları hakkında istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bu durumda ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararlar kesin hüküm teşkil eder.
  • İstinaf kanun yolu, temyiz kanun yolunun şekil ve usullerine tabidir.
  • İstinaf başvurusu yapılan dosyalarda mahkeme dilekçedeki hitap ve isteklerle bağlı kalınmaksızın dosya bölge idare mahkemesine gönderilir.
  • Bölge idare mahkemesi tarafından yapılan incelemenin ardından ilk derece mahkemesinin verdiği karar hukuka uygun bulunursa istinaf başvurusunun reddine karar verilir. İlk derece mahkemesince verilmiş olan kararın maddi yanlışlıklarının düzeltilmesi mümkünse gereken düzeltme yapılarak bölge idare mahkemesince aynı karar verilir.
  • Bölge idare mahkemesince yapılan incelemenin ardından ilk derece mahkemesinin kararının hukuka aykırı bulunması durumunda ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verilir. Bu durumda bölge idare mahkemesi işin esası hakkında bir karar verir.
  • Bölge idare mahkemesi tarafından yapılan incelemede ilk derece mahkemesinin davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme olarak baktığı tespit edilirse istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilir ve dosya yetkili ve görevli mahkemeye gönderilir.

İdare Mahkemesi Kararlarına Karşı Temyiz Başvuru Şartları

Bölge idare mahkemeleri ve Danıştay dava dairelerinin belirli kararlarına karşı 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunabilir. Bu kararlar şu şekildedir:

  • Düzenleyici işlemlere karşı açılmış olan iptal davaları,
  • Konusu 100.000 Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile idari işlemler ile ilgili olarak açılmış olan davalar,
  • Belirli bir meslekten, öğrencilik statüsünden ve kamu görevinden çıkartılma neticesini doğurmakta olan işlemlere karşı açılan temyiz davaları,
  • Ticari faaliyetin icra edilmesini süresiz ya da 30 gün veya daha fazla süre ile engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları,
  • Daire başkanı ve üst düzey kamu görevlilerinin, müşterek kararname ile gerçekleştirilen atama, görevden alma ve naklen atama işlemleri hakkında açılmış olan iptal davaları,
  • İmar ve parselasyon işlemleri nedeniyle açılmış olan davalar,
  • Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından itiraz üzerine verilmiş olan kararlarla, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun uygulamasından doğmuş olan davalar,
  • Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar,
  • Ülke genelinde yapılan öğrenim veya bir meslek ya da sanatın icrası veyahut kamu hizmetlerine giriş için gerçekleştirilen sınavlar hakkında açılmış olan davalar,
  • Liman, yat limanı, kurvaziyer limanı, iskele, rıhtım, akaryakıt boru hattı gibi çeşitli kıyı tesislerine işletme izni sağlanmasına dair mevzuat hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan davalar,
  • 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkındaki Kanun”un uygulanmasından ve 4283 sayılı “Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun”un uygulanmasından kaynaklanan davalar,
  • 3218 sayılı “Serbest Bölgeler Kanunu” hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan davalar,
  • 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan davalar.
  • Düzenleyici ve denetleyici kurullarca görevli oldukları piyasa ya da sektörlerle ilgili olarak alınmış olan kararlara karşı açılan davalar.