0505 543 37 42
trenar
Sosyal Medya Hesaplarımız

Ankesörlü Telefon Bilirkişi Raporu

Ankesörlü Telefon Örnek Bilirkişi Raporu ( Teknik Bilgi Kısımları Dışındaki Kısımlar Gizlilik Sebebiyle Çıkarılmıştır.)

Bu alanlarda bilirkişi, kriminal inceleme, uzman görüşü hizmeti verilmektedir.İletişim bölümünden bizi arayarak bilgi alabilirsiniz.

a. Ankesörlü Telefon Nedir?

Ankesörlü telefon, kamuya açık alanlara tahsis edilen, kullanımı kamuya açık olan ücret yerine geçen herhangi bir jeton, telefon kartı, para veya kredi kartı ile kullanılan umumi telefon türüdür. Ses, SMS, internet, video-mail, kamera, e-mail ile fotoğraf gönderme gibi hizmetleri sunmak üzere tasarlanmış makinelerdir.

Umuma açık olan telefonlar herkesin kullanımına açık olup denetimi ve takibi Telekom’a aittir. Her telefonun aktif olup olmadığını, kiminle bağlantı kurulduğunu gösteren Telekom’da bir kontrol paneli yer alır. Bu panel üzerinden telefonun anlık denetimi ve sisteme kapatılması mümkündür. Ankesörlü telefonlarda yurt içi yurt dışı arama yapılabileceği gibi tüm telefon türlerine de ulaşım sağlanabilir. Yine yönlendirme, karşı arama imkânına da sahiptir. Diğer yandan smart kartlar vasıtasıyla ankesörlü telefonlardan yapılan görüşme ve ücretlendirmeler sabit ev telefonlarına yansıtılabilmektedir. Bir yazılım dâhilinde çalışması sebebi ile bilişim alanında her türlü yönlendirme ve dinleme ve yedekleme yapma ihtimali bulunmaktadır. İletişim güvenliği açısından sadece arayanı belli olmayan fakat aranan, arama yeri, arama zamanı, arama süresi, arama içeriği gibi diğer tüm yönleri ile bilinen ancak güvenlik açığı da tartışmasız olan bir iletişim yoludur.

b. Ardışık Arama Nedir?

Birbiri ardından, peşin sıra, belirli bir düzen ve periyotlarla yapılan aramalara denir. Teknik olarak zamanlanmış her türlü arama bu kategoriye girer. Ardışık aramalar insan eliyle olabileceği gibi yazılımlar vasıtasıyla da sağlanabilir. Aramada esas olan karşı tarafın bu düzenli aramaya düzenli ve normal şekilde cevap vermesi ve mutat görüşmeler yapmasıdır.

Açılan dava itibariyle her ne kadar TCK, CMK vb. suç ve ceza düzenleyen kanunlardan hiç birinde ARDIŞIK ARAMA isim ve içeriğinde bir düzenleme yok ise de;

Gelinen noktada ardışık arama kavramı iki türlü anlaşılabilir;

(1) Arayan yönünden ardışık arama; aramayı yapan şahsın belli olduğu veya fiilin belli olduğu ve dava konusu suç ile ilgili bir içerik ile arama yaptığı CMK ya göre tespit edilmiş olan kişiye bağlı aramalar olarak değerlendirilebilir. Bu tür aramalardan belirli zaman, olay ve kişi açısından periyot ve tekrar gerektiren aramalara Ardışık Arama denebilir. 

(2) Aranan açısından ardışık arama; İşlenen fiil açısından arananların içerik ve konu itibariyle suç fiilini işledikleri yüksek derecede şüphe ile sabit olan kişilerin zaman, olay ve kişi açısından belli periyot ve tekrarlarla aranmış olmasına Ardışık Arama denebilir.

c. İki Arama Arasında Makul Süre Teknik Açıdan Ne Olmalıdır?

Gerçek bir telefon görüşmesinde iki arama arasında makul bir süre bulunmalıdır. Bahse konu makul süre aşağıdaki gibi hesaplanabilir:

  • Arama yapan kişinin sabit bir hat üzerinde bir GSM numarasını hafızasından ezbere tuşlasa bile en az 8 saniye zamana ihtiyacı vardır, ikinci aramalarda bu süre “redial” tuşuna basılarak 2 saniyeye indirilebilir,
  • Tuşlamadan sonra karşı taraf sesle uyarılmadan önce aramanın kurulması için bir süre gereklidir. Bu süre elektronik haberleşme sektöründe hizmet kalitesi açısından sabit hat tarafı için 2 sn, GSM tarafı için en fazla 10 sn olarak hedeflenmiştir. Türkiye şartlarında sabit hat‑GSM aramasının kurulması için gereken toplam sürenin 10 sn olması normal sayılmaktadır.
  • Telefonun başında ha çaldı ha çalacak diye beklenmediği için, karşı tarafın telefonunu anında açamayacağı da bir gerçektir. Bu sürenin de ortalama 5 ile 10 sn arasında olduğu değerlendirilmiştir.
  • Aranılan şahsa ulaşılamaması durumunda ilgili GSM operatörünün buna ilişkin sesli mesajının devreye girmesi ve mesajın arayan şahıs tarafından algılanarak aramanın sonlandırılması için de en az 10 saniye geçmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Tüm bu süreler dikkate alındığında iki sabit hat‑GSM arama/görüşmesinin arasında ortalama 25 ila 35 saniye makul süre bulunmalıdır.

d. VoIP Arama Nedir?

Üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir diğer önemli husus da bu kayıtların 0850 ile başlayan sabit hatlardan oluşturulmuş olması ve bu hatların VoIP (Voice Over IP) teknolojisine sahip olmalarıdır.

0850 ile başlayan numaralar göçebe numaralar olarak adlandırılmaktadır, zira bir şehri ve lokasyonu tanımlamamaktadır. Bireysel veya kurumsal olarak verilebilmekte, lokasyon bağımsız olduğundan şehir değişiminden de etkilenmemektedir. Bu numaraların en çok kullanıldığı alanlardan biri de IP yani İnternet üzerinden sayısal olarak ses taşıyan ve kısaca VoIP (Voice over IP) denilen yöntemdir.

Genel olarak VoIP çalışma sistemi şeması aşağıda gösterildiği şekildedir.

Yukarıdaki şema bu olayı daha net anlatabilmek amacıyla yapılmış olup, VoIP aramanın tüm kullanım özelliklerini içermemektedir. Kısaca bu teknolojinin bu olayda nasıl kullanıldığını göstermektedir. VoIP hat kullanıcıları internet üzerinden sesi taşıyarak daha ekonomik bir arama hizmeti almak amacıyla bunu kullanmaktadır. Bayi içinde birden fazla telefon çoklayıcı (Multiplexer) ile modeme ve oradan da İnternet’e bağlıdır. İnternet üzerinde bir şirketten “Sanal Santral” hizmeti almaktadır. VoIP kullanıcıları klasik telefon santrali yerine çok daha ucuz ve pratik olan bu yöntemi tercih etmektedir. Sanal santrale bayideki tüm telefonlar girmekte, dışarıya ise tek bir hat üzerinden yani 0850 2950107 nolu telefondan çıkmaktadır. Sanal santral bir “VoIP Servis Sağlayıcı” ile sayısal veriyi ya ses ya da sayısal veri olarak aranan numaraya iletmektedir. Yukarıda görüleceği üzere bu arama ya Türk Telekom’da bir sabit telefon numarasında (PSTN), ya bir GSM operatörüne (Turkcell, Vodafone, Avea) ya da başka bir VoIP abonesine olabilmektedir.

Kısaca özetlenecek olursa bayideki VoIP telefonların hepsi tek bir çıkış numarası (0850 XXX XX XX) üzerinden aranan numaraya bağlanmaktadır. Aranan numara bir sabit hat, bir GSM numarası veya yine VoIP hizmeti alan birisi olabilir. Gelen arama telefon ekranında 0850 XXX XX XX olarak gözükecektir.

•   VoIP aramaları maliyetleri azaltır. Standart bir sabit telefon hattına göre en az %50 daha az maliyetlidir.

•   Adresini değiştirdiğinizde 0850’li numaranız ile istediğiniz yere, hiçbir ücret taşıma ücreti olmadan gidebilirsiniz.

•   Tek bir numara ile tüm şirket içi kullanıcılar aynı anda başka aboneleri arayabilir. Şirket içi (Kurum içi) tüm telefonlar bu yöntemle sanal santrale gider ve oradan da sabit hat, GSM veya VoIP abonesine bağlantı kurulur.

•   Gelen aramalar tek bir numaraya doğru olur. Bunlar yine sanal santral ile istenilen kurum içi kullanıcıya yönlendirilir. Ayrıca bir çalışan kullanmadan, hızlı bir erişim sağlanır.

•   Kurulumu çok kolaydır ve daha az maliyetle kurulum yapılabilir. Özellikle KOBİ’ler tarafından bu nedenle çok tercih edilmektedir. Klasik telefon santralleri %50 azalırken, IP tabanlı santraller ve VoIP hizmeti hızla büyümektedir.

Yukarıdaki nedenlerden dolayı klasik olan sabit analog telefon hatları yerini, İnternet üzerinden bağlantı sağlayan VoIP telefon hatlarına bırakmaktadır.

IP Spoofing (IP Sahtekarlığı)” kavramının VoIP hizmetlerindeki karşılığı “Numara sahteciliği” olarak bilinmektedir. VoIP bağlantılar ile aramanın bir de açık ve yanıltıcı tarafı olabilmektedir. Kısaca bu aramaların bir güvenlik açığı bulunmaktadır. Özellikle “VoIP Servis Sağlayıcı” ve “Sanal Santral” hizmetlerini sunan firmalar, setup dediğimiz arama ayarlarını web üzerinden verdikleri hizmetlerle yaptırmaktadır. Eğer İnternet üzerinden bu hizmetler kırılırsa (Hacklenirse) ayarlar değiştirilebilir. Bu durumda arayan numara ekranda istediğiniz bir numara olarak gösterilebilir. Örneğin VoIP hizmeti alan kuruma ait numara 0850 5550444 olsun. Siber suçlular sanal santrale veya VoIP servis sağlayıcıya izinsiz girerek arayan numarayı 0850 1111111 olarak gösterebilir. Ayrıca İnternet üzerinde kısaca “Numara sahteciliği” olarak adlandırılan bu yöntemi bir servis olarak da satan yerler bulunmaktadır. Ücreti karşılığı VoIP üzerinden herhangi bir numaradan aranıyormuş gibi göstermek mümkündür.

Kısaca özetlemek gerekirse, VoIP hizmetinde aranan numaranın farklı numara olarak gösterilmesi mümkündür. Bunu ya web servislerini hackleyerek, ya da ücreti karşılığı bir servis olarak almak mümkündür. Bu durumda VoIP üzerinden gelen bir aramanın numarasına da dayanarak çıkarım yapmak doğru olmayabilir. Teknolojiyi iyi kullanan birisinin VoIP aramasında ekranda ve kayıtlarda istediği numarayı gösterebilmesi mümkündür.

E. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Mütalaa konusu; HTS kayıtları ve Analiz raporlarının incelenmesidir. Tüm kayıtlar, dijital verileri içermektedir. Günümüzde karasal telefon aramaları olmadığı açıktır. Dolayısı ile tüm değerlendirmelerde mevzuatımızda dijital veri güvenliği, baz ve HTS kayıtlarını içeren düzenlemeler, verilerin muhafazası hususları Anayasal Haberleşme, özel hayatın gizliliği ve diğer mer’i yasalar ile kadim yargı kararlarının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Anayasanın haberleşme Hürriyetini düzenleyen 22’nci maddesi;

Haberleşme hürriyeti

Madde 22- (1) Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

(2) Millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel sağlığın, genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi sebepleriyle usulüne uygun olarak verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde karar kendiliğinden kalkar.

Yine 5809 sayılı ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU’na bağlı olarak hazırlanan 28 Mayıs 2009 gün ve 27 241 sayılı resmi gazetede yayınlanan ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNE İLİŞKİN YETKİLENDİRME YÖNETMELİĞİ’nin 19 maddesinin f fıkrasına göre;

11.06.2016 tarihinden öncesi için;

f) Trafik bilgilerinin muhafaza edilmesi: Erişim sağlayıcı olan veya telefon hizmeti sunan işletmeci, kullanıcı sayısı, kimlik bilgileri ve görüşme süreleri ile altyapısı üzerinden gerçekleşen görüşmelere ait trafik bilgilerini, bir yıl süreyle muhafaza etmekle yükümlüdür.

11.06.2016 tarihinden sonrası için;

f) (Değişik:RG-11/6/2016-29739) Trafik bilgilerinin muhafaza edilmesi: Erişim sağlayıcı olan veya telefon hizmeti sunan işletmeci, taraflara ilişkin IP adresi, port aralığı, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı, kullanıcı sayısı ve abone kimlik bilgileri ile altyapısı üzerinden gerçekleşen görüşmelere ait trafik bilgilerini iki yıl süreyle; kullanıcı bilgilerini ise ilgili mevzuatta belirtilen zamanaşımı süresi boyunca muhafaza etmekle yükümlüdür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 138 maddesine bakıldığında;

Verileri yok etmeme

(1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde (Değişik ibare: 6526 – 21.2.2014 / m.5) “bir yıldan iki yıla kadar hapis” cezası verilir.

(2) (Ek: 6526 – 21.2.2014 / m.5) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Yukarıdaki mevzuat birlikte değerlendirildiğinde;

Haberleşme özgürlüğünün bulunduğu demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinde 11.06.2016 tarihinden öncesine ait kayıtlar için bir yılı, 11.06.2016 tarihinden sonrasına ait kayıtlar için ise 2 yılı aşan kayıtların muhafaza edilmesi özel hayatın ve haberleşme hürriyetinin ihlali demek olur. Özel hayat ve haberleşme hürriyetinin güvence altına alınması demek, bir yılı aşkın bir süreden sonra bu delilin kullanılamaması sonucunu doğurur. Esas olan kişisel verilerin tutulmaması, istisna ise bir yıl süre ile muhafaza edilmesidir. 2011 tarihinden itibaren, bu gün dava konusu olacak bir olayın öngörülüp muhafaza edilmesinin hukuk mantığı ile izahı mümkün değildir. Bu sebeple 2011 tarihinden itibaren HTS ve Baz kayıtlarının muhafaza edilmesi kanunen yasaktır. Bu yasak, delillerin hukuki delil olmama sonucunu doğurur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre, Yerel Mahkeme hükmünden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 148. maddesinde de ifade alma ve sorgudaki yasak usuller örnekseme yoluyla ve sayılanlarla sınırlı olmayacak biçimde gösterilmiş, ayrıca önceki yasal düzenlemeye benzer biçimde, “yasak usullerle elde edilen ifadelerin rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.

Keza CMK’nın 217.maddesinin ikinci fıkrasında, “yüklenen suçun, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği” belirtilmiştir. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, hukuka uygun olarak elde edilmeyen deliller, yeni ceza yargılama sistemimizde de ispat aracı olarak kabul edilmemiştir. Kaldı ki, CMK’nın 230. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi de zorunludur. Açıklanan pozitif hukuk normları ve uygulamayı yansıtan yargısal kararlar karşısında belirtmek gerekir ki; “hukuka aykırı biçimde” elde edilen deliller, Türk Ceza Yargılaması Hukuku sisteminde dikkate alınamaz.

F. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME:

Tüm bu değerlendirme ve tespitlerden sonra;

Suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği gerçeği ve değerlendirmesi ile iş bu tespitlerin Takdiri mahkemesine ait olmak üzere;

1. GSM ve sabit hat HTS kayıtları çapraz olarak birbirlerini teyit etmemektedir.

2. Aramalar kişi ve zaman açısından belli bir periyot ve süreklilik arz etmemekte dolayısı ile ARDIŞIK ARAMA özelliği taşımamaktadır.

3. Milli Savunma Bakanı Sayın Nurettin CANİKLİ 12.06.2018 tarihinde Anadolu Ajansında katıldığı Editör Masası programında; “………….Bir defa aradığı zaman işlem tesis etmiyoruz. En az 8 aramanın garanti ölçü olacağını söylüyor teknik arkadaşlar. 8 ayrı defa aranacak, her biri de ardışık olacak………….. ” Sayın Milli Savunma Bakanı Nurettin CANİKLİ’nin ifadelerinden 8 ayrı aramanın olmasının ve her birinin de ardışık olmasının garanti ölçü olduğunun teknik olarak ifade edildiği anlaşılmaktadır.

4. XXXX’a ait 0 XXX XXX XX XX numaralı cep telefonuna 01.01.2011 ile 31.12.2017 ardışık herhangi bir görüşme yapılmadığı tespit edilmiştir.

5. Şahsa gelen ve 0 (Sıfır) saniye süren aramalar ile karşılığı olmayan yani görüşme yapılmayan aramalar bu değerlendirmenin dışında tutulmalıdır, zira bir görüşme trafiği yoktur, içerik de oluşmamıştır. Yine teknik nedenlerle STH ses hizmeti taşıyıcılarının iki kez mükerrer kayıt oluşturduğu ve bu kayıtların da tek bir kayıt olarak kabul edilmesi gerektiği saptanmıştır. Zira bu tür aramalar arada makul süre olmadan arka arkaya biri bitmeden diğeri başlayacak şekilde yapılamaz.

6.Eldeki deliller “şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı” delil niteliğinden uzaktır.

Bu haliyle sanık XXXX’un adına kayıtlı 0 XXX XXX XX XX nolu GSM ve karşı baz hatlarına ait HTS kayıtlarındaki sabit veya ankesörlü hatlardan yapılan aramaların teknik olarak kişi ve zaman açısından ARDIŞIK/PERİYODİK arama olduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu rapor HAN KRİMİNAL tarafından hazırlanmıştır. Kopyalanması izinsiz paylaşılması yasaktır.

Bu alanlarda bilirkişi, kriminal inceleme, uzman görüşü hizmeti verilmektedir.İletişim bölümünden bizi arayarak bilgi alabilirsiniz.