0505 543 37 42
Sosyal Medya Hesaplarımız

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti

Fazla mesai olarak da bilinen fazla çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu’nca belirlenen çerçevede ve koşullarda haftalık 45 saatten fazla olan çalışmalardır.

Fazla Çalışma Ücreti Nedir?

4857 sayılı İş Kanunu adından da anlaşılabileceği üzere çalışma, iş ve işçilerle ilgili çeşitli hükümler getirmektedir. Söz konusu İş Kanunu’nun 63. maddesine göre işçinin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak tespit edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu m. 63 şu şekildedir:

Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle: 6552 – 10.9.2014 / m.7 / Yürürlük / m.145/a)

“Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler için yer altındaki çalışma süresi; haftada en çok otuz altı saat olup günlük altı saatten fazla olamaz.

Haftalık 45 saatlik periyot aksi kararlaştırılmadığı taktirde haftanın çalışılan günlerine eşit şekilde bölünerek uygulanmaktadır. Ancak belirtildiği üzere bu kuralın aksi kararlaştırılabiliyor olup, tarafların karşılıklı anlaşması ile her gün için yarı çalışma saati belirlemesi de mümkündür. Çalışma tarzı ve günlere dağılımı nasıl olursa olsun bir işçinin haftada 45 saati aşan çalışma süresi, fazla çalışma diğer adıyla fazla mesai olarak adlandırılmaktadır.

Fazla Çalışma Ücreti Nasıl İspatlanmaktadır?

Fazla mesai yaptığını iddia eden işçi, fazladan mesai yaptığını uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. İşçi, fazla mesai yaptığı yönündeki iddiasını öncelikle yazılı belgeler sayesinde ispat etmelidir. Yazılı belgeler ile ispat edememesi ya da bunun mümkün olmaması durumunda tanık beyanları ile de fazla çalışma iddiasını ispat etmesi mümkündür.

Fazla mesai ispat yükümlülüğü işçi üzerindedir. Örneğin işçinin imza attığı bordro, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil teşkil etmektedir. Ayrıca imzalı bir bordroda fazla mesai alacağı göründüğünde, söz konusu alacağın ödenmiş olduğu kabul edilmektedir.

  1. Fazla çalışma iddiasının ispat edilmesi adına iş yeri iç yazışmalarına, iş yerine giriş çıkış kayıtlarını gösteren belgelere ya da iş yerine ait söz konusu durum ile alakalı farklı kayıtlara başvurulması mümkündür.
  2. Böyle bir yazılı belge ile ispatın mümkün olmaması durumunda ise taraflarca ileri sürülen iddiaların tanık gösterilerek ispat edilebileceği de kabul edilmektedir.

Yargıtay uygulamalarına göre tanıklar aynı işyerinden olabileceği gibi komşu işyerlerinden de olabilir. Böylece aynı işyerinde çalışan işçilerin işten çıkarılma korkusu ile tanıklık yapmamasının önüne geçilir. Fazla mesainin tanıkla ispatı sayesinde işçinin hakları korunmaktadır.

  • Eğer ki imzalı ücret bordrolarından fazla mesai ücretinin ödendiği anlaşılıyor ise işçinin aslında daha uzun süre fazla mesai yaptığının iddia edilmesi mümkün görünmemektedir.

Ancak söz konusu durumda, işçinin fazla mesai alacağı daha fazla ise bu yöndeki bir ihtirazi kayıt bulunduğunda, fazla mesai iddiası her türlü delil ile ispatlanabilecektir. Bu nedenle işçi fazla mesai ücretlerini tam alamıyorsa maaş bordrosuna ihtirazi kayıt düşmelidir. Aksi bir durumda ise fazla çalışma alacağının ispatı ancak yazılı belgeler ile ispat edilebilmektedir.

Maaş Bordrosunun İspat Gücü

Bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunuyorsa ve yapılan ödemeler buna göre yapılmış ise, işçi fazla mesai çalışmalarını yazılı deliller vasıtasıyla ispatlamalıdır. Ancak belirtildiği üzere işçi tarafından bordrolarda fazla çalışma alacağının ödenmediği ya da eksik ödendiğine dair ihtirazi kayıt yapılmışsa ve buna bağlı olarak alacağının olduğunu iddia ediyorsa, söz konusu durumu her türlü delil ile ispatlaması mümkündür.

Bordroda tahakkuka dayalı bir husus bulunmadığında ya da 0 (Sıfır) göründüğünde işveren fazla çalışma yapılmadığını (fazla mesai yapılmadığını) sadece bu bordro kayıtlarına dayanarak iddia edememektedir. Böyle bir durumda da işçi fazladan mesai yaptığına dair iddiasını tanık gösterilmesi de dahil olmak üzere her türlü delil ile ispatlayabilmektedir.

Tanık Beyanının Delil Teşkil Etmesi

Fazla mesai için tanık beyanlarına itibar edilebilmesi için;

  • tarafsız olmaları,
  • fazla mesai alacağı olduğunu iddia eden davacı ile aynı dönemde aynı zaman dilimleri içerisinde çalışmış olmaları
  • ya da çalışma şartlarına dair bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.

Tanıkların aynı dava ile ve dava konusuyla ilgili karşı davalarının olması, davacı ile menfaat birliklerinin bulunması, davalı tarafta bulunan işveren ile aralarında herhangi bir husumet bulunması durumları da tanıkların beyanlarının mahkemedeki itibarı üzerinde etkili olmaktadır.

Fazla Çalışma (Mesai) Ücretinin Hesaplanması Nasıldır?

Haftalık çalışma saati normal şartlarda 45 saattir. Ancak bu sürenin işçi ile işveren arasındaki anlaşmaya bağlı olarak daha az kararlaştırılabilmesi de mümkündür. Örneğin haftalık çalışma saati 45 saat yerine 40 saat olarak kararlaştırılabilmektedir. Böyle bir durumun varlığı halinde haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak belirlendiği süreyi aşan çalışma saatleri, fazla çalışma (fazla mesai) olarak kabul edilecektir.

Fazla çalışma saati süresinin 45 saati aşıp aşmamış olması önemli değildir, dolayısıyla haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak belirlendiği durumda, 45 saat çalışan bir işçinin, 40 ile 45 saat arasında kalan 5 saatlik bir fazla çalışma (fazla mesai) ücreti alacağı bulunmaktadır. Bu durumda haftalık normal olarak belirlenen çalışma süresinin üzerindeki fazla çalışma süresi olarak geçen süre, saat ücretinin yüzde 25 fazlası baz alınarak ödenmektedir.

Çalışma süresinin günlük sınırı 11 saattir. Dolayısıyla günlük 11 saatten fazla çalışılması durumunda, söz konusu süre haftalık 45 saati aşmamış olsa bile gün bazında fazla mesai sayılmaktadır. Bununla birlikte işçilerin gece çalışma saati sınırı ise 7,5 saattir. Gece çalışılması durumunda, çalışılan süre haftalık olarak belirlenen 45 saati aşmamış olsa bile 7,5 saati aşan çalışma süresi gün bazında fazla mesai olarak kabul edilip bu duruma göre ücret ödenecektir.

Söz konusu kuralları belirleyen 4857 sayılı İş Kanunu m. 63’te:

“Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.)

Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. (Ek cümle: 6/5/2016- 6715/3 md.)

Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir.” denmektedir.

Günlük ve gece çalışma sınırlarının yanında, kimi işler bakımından sağlık kuralları gereği bir takım süre kısıtlamaları getirilebilmektedir. Dolayısıyla sağlık kuraları gereğince günlük çalışma saati 7,5 saat ya da daha az süreli olarak belirlenmiş olabilmektedir. Böyle bir durumun varlığı halinde, günlük çalışa saatini aşan bir çalışma olduğu taktirde, söz konusu süreyi aşan zaman dilimi, haftalık belirlenen çalışma süresinin aşılıp aşılmadığına bakılmaksızın gün bazında fazladan mesai ücreti olarak kabul edilip, bu duruma göre ödenecektir.

Fazla Mesai Ücretinden İndirim

Fazla çalışma saati olarak çok uzun bir zaman diliminin belirlenmiş olması ya da maddi miktar bakımından yüksek bir tutarın hesaplanması durumunda, hakkaniyet gereği belli bir indirim yapılması mümkün olup, söz konusu hakkaniyet indirimi yüzde 30’a kadar olabilmektedir. Söz konusu hakkaniyet indirimine genel anlamda tanık beyanlarına dayalı olarak ileri sürülen iddiaların ispatlandığı durumlarda rastlanılmaktadır. İleri sürülen iddiaların tanık beyanları değil de, yazılı belgeler ya da işveren-iş yeri kayıtlarıyla ispatlanması durumunda ise fazla mesai ücreti hesaplaması hakkaniyet indirimi yapılmadan yapılmaktadır. Ek olarak belirtmek gerekir ki, hakkaniyet indirimi yapılması durumunda, bu indirim üzerinden davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi yerinde değildir.

Fazla çalışma ücretine hak kazanılması durumunda, söz konusu ücretin miktarının ne olacağı konusunda 4857 sayılı İş Kanunu hüküm getirmiştir. İş Kanunu’nun fazla çalışma ücreti yan başlığını taşıyan m. 41’e göre:

“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

 Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.” denilmektedir.

Buna göre; m. 41 uyarınca fazla süreli çalışma ücretinin yüzde 25, fazla mesai ücretinin ise yüzde 50 zamlı olarak ödenmesi gerekmektedir. Uygulama anlamında fazla mesai ücretinin aylık ücret olarak belirlenen ücrete dahil olduğu durumların da söz konusu olabildiği görülmektedir.

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti Hesaplama Yöntemi

4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesinin 2. fıkrası gereğince, belirlenmiş çalışma süresi 45 saatten az olan iş yerlerinde fazla çalışma süresi ücretinin yüzde 25, belirlenmiş çalışma süresi 45 saat olan iş yerlerinde ise fazla çalışma ücretinin yüzde 50 zamlı bir şekilde ödenmesi gerekmektedir.

Fazla mesai ücreti hesaplaması için öncelikle çalışanın 1 saatlik normal çalışma ücretinin hesaplanması gerekir. Söz konusu 1 saate karşılık gelen ücretin hesaplanmasının ardından yukarıda belirtildiği üzere; belirlenmiş çalışma süresi ;

  • 45 saatten az olan iş yerlerinde fazla çalışma süresi ücretinin yüzde 25,
  • belirlenmiş çalışma süresi 45 saat olan iş yerlerinde ise fazla çalışma ücretinin yüzde 50 zamlı bir şekilde ödenmektedir.

Örnek vermek gerekirse bir iş yerinde normal haftalık çalışma süresi 45 saat olarak çalışan işçinin 1 saate karşılık gelen ücretinin 8 TL olduğunu varsayacak olursak; bu iş yerinde haftalık normal çalışma süresi olarak 45 saat belirlenmiş olduğundan, fazla mesai yapılması durumunda, fazla mesainin 1 saatlik ücreti artırım ile birlikte 12 TL olacaktır.

Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti Talep Etme Hakkı Olmayan Meslekler Var mıdır?

Çalıştığı iş yerinde kendisinden yukarıda, görev ve talimat veren başkaca üst düzey yönetici konumunda başkası olmadığında, söz konusu iş yerinde çalışan üst düzey yönetici olan işçi, çalışma saatlerini ve günlerini kendisinin belirlediği kabul edildiğinden böyle durumlarda fazla mesaiye hükmedilmemektedir.

Kimi Yargıtay kararlarına da konu olmuş ve istikrar kazanmış uygulamalara bakıldığında bazı mesleklerin icrası esnasında fazla mesai uygulamasına yer verilmemektedir. Örnek vermek gerekirse tıbbi mümessillerin çalışma gün ve saatlerini kendileri belirliyor olmasından dolayı, bu mesleği icra edenlerin fazla mesai yaptıkları günlük faaliyet ve çalışma planlarının detaylı incelenmesi yoluyla belirlenmektedir. Bir diğer örnek kapıcılardır. Kapıcılık mesleği, konutların iş yerinin içinde olduğu ve esnek çalışma saatlerine tabi bir meslek olduğundan dolayıdır ki söz konusu meslekte fazla mesai yapıldığı kabul edilmemektedir.

Fazla mesai ile ilgi sınırlamaların olduğu bir diğer meslek grubu şoförlerdir. Konuyla ilgili olarak Karayollar Trafik Yönetmeliği’nin 98 maddesinin A fıkrası şöyledir:

“Araç Kullanma ve dinlenme sürelerine uyma mecburiyeti ve denetleme esaslarında uyulacak usuller aşağıda gösterilmiştir: A) Ticari amaçla yük taşımacılığı yapan ve azami ağırlığı 3,5 tonu geçen araçların şoförleri ile ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapan ve taşıma kapasitesi şoförü dahil 9 kişiyi geçen araçların şoförlerinin 24 saatlik herhangi bir süre içinde; toplam olarak 9 saatten ve devamlı olarak 4,5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır.

Bu şoförler en fazla 6 günlük araç kullanma süresinden sonra 1 günlük hafta tatilini kullanmak zorundadırlar. Hafta tatili en az 24 saattir. Düzenli seferler haricindeki uluslararası yolcu taşımacılığı söz konusu olduğunda şoförler 12 gün süreyle araç kullanabilirler, araç kullanma süresinden sonra 2 günlük hafta tatilini kullanmak zorundadırlar. Birleşik 2 hafta içinde toplam araç kullanma süresi 90 saati aşamaz.”.

Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 98 uyarınca, şoförlerin bir günde 9 saatten fazla araç kullanmaları yasaktır. Belge ya da takograf kaydı şeklinde kesin deliller ile kanıtlanmadığı taktirde özellikle tır şoförlerinin bir günde en fazla 9 saatlik bir çalışma yaptığının kabulü gerekmektedir.