0505 543 37 42
trenar
Sosyal Medya Hesaplarımız

Ceza ve Adalet Sisteminde Suç İnceleme

 Ceza ve Adalet Sisteminde Suç İnceleme

6.1. Suç İnceleme

Suç analizi; olayı/suçu/faili, aydınlatmak veya delillendirmek için yapılan faaliyetler bütünüdür. Suç ve suçluyu delillendirmek için teknoloji ve bilim dallarının ilgili bölümleri kullanılır.

Şüpheli ölüm olayları cinayet, intihar, kaza olarak ve bunlar iç içe girmiş olarak karşımıza çıkar. Bunlardan hangisinin olduğunun kesin olarak ortaya konulması gerekir. Bunun için;

Mağdurun kim olduğu?

Ölüme neyin sebep olduğu?

Ölüme neden olan unsur, suç aleti(maddesi) ne olduğu?

Failin kim olduğu?

Niçin öldürülmüş/ölmüş olduğu?

Araştırılma, soruşturma, incelemelerin bir bütün halinde tamamlanması ile sonuca gidilebilir.

Suç analizinin her basamağında gözden kaçanlar olayı çözümlemeye, göze fazla girenler yanlış çözüme sebep olabilmektedir. Önemsiz gibi görülen bilgiler soruşturmacıları sonuca götürebilmektedir. Suç analizinde ihtimallerin değerlendirilmesi gerekir. Mağdurların, tanıkların, önyargıların ihtimal alanlarını daraltmasına meydan verilmemelidir.

Suçun ne olduğunun belirlenmesi ile birlikte, suça şüpheli bulunması ve bunu delillendirme-aydınlatma-ispatlama-sorgulamada uyuşmanın oturması gerekir. Suç analizinde soruşturmacının teorileri, kriminal uzmanın bunları delille eşleştirmesi sonucu ispatlanmış olur.

Suç analizinin olayın başında doğru yapılması ceza adalet sistemini temelinden etkiler. Bu işlevi gerçekleştirmek için bir araya getirilmiş olan parçaların yerinde ve zamanında kullanılması gerekir. Bu sistemde, ölçütleri değiştirme ve tartışma sonsuzdur. Kalıba uymaya zorlarsak suça suçlu buluruz ama hiçbir zaman gerçek suçluyu bulmuş olamayız. Bulamadığımız suçlular da toplumda yeni kurbanlar bulmaktadır. Özellikle seri suçlarda (cinayet, hırsızlık) bunun çok örneği vardır. Birinci cinayetinde, elde ipucu varken değerlendirilmeyip, sekiz cinayet ve dört yaralama sonuna kadar katilin o bölgede gezmesi ve defalarca sorgulamaya alınması (Kayseri Kanal boyu seri katili olayı) onun suçtan şüpheli bulunmasını sağlayamamıştır[2].

6.2. Ceza Adalet Sistemi

Ceza adalet sisteminin amacı suç teşkil eden kanun ihlallerini aydınlatmak ve suçların faillerini saptamaktır. Delil olabilecek iz, eser ve emareleri toplayarak takip makamlarına sunmak, kendilerine sunulan bilgilere ve ayrıca kendisinin toplayacağı diğer delillere göre yargıya sanıkları sevk etmek, hukuk kurallarına göre çözüme ulaştırmak, hükmü kesinleştirmek, kesinleşen hükümlerin içerdiği yaptırımları yerine getirmekle her aşamada müdafaaya yer veren resmi örgütlenmelerin meydana getirdiği sisteme ceza adalet sistemi denir[3].

Devlet bu yetkiyi elinde bulundurmakta ve yasalarla düzenlemektedir. Bu yasalardan bazıları; TC Anayasa, Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK), Türk Ceza Kanunu (TCK), Avukatlık Kanunu, Ceza Yargılama Usül Yasası, Hakimler Savcılar Kanunu, Yargıtay Kanunu, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu, Jandarma Görev ve Yetkileri Kanunu, İnfaz Kanunu, Polisin Adli Görevlerini Yerine Getirmesinde Delillerin Toplanması, Muhafazası ve İlgili Yerlere Gönderilmesi Hakkında Yönetmelik. Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Yönetmeliği. Polis Kriminal Laboratuarları Yönetmeliği. Yakalama, Gözaltına-İfade Alma Yönetmeliği vb.

Yukarıda belirtilen süreç içerisinde ayrı aşamalarda altı otorite (makam) ortaya çıkmaktadır. Bunlar[4];

  1. Zabıta, polis; olayın araştırma ve soruşturma işlemlerini yapmak, olayla ilgili fail, mağdur ve delilleri tespit etmek.
  2. Savcılık; olayı araştırma ve soruşturma işleminin yapılmasını sağlama ve yargılamaya gerek olup/olmadığı hakkında karar veremeye yetkili.
  3. Yargılama (Hakim), hüküm; sanığı belirleme ve sorumluluğun tespitini buna uygulanacak olan yaptırımlar, cezaları belirleme(mahkeme, duruşma)
  4. Verilen karar ve denetimi; itiraz, istinaf ve temyiz yolları ile verilen karar ve ölçütlüğünün denetimi üst mahkemelerce yapılması (Yargıtay).
  5. İnfaz işlemi; verilen karar sonunda ceza yaptırımın uygulanması (cezaevi vb)
  6. Savunma; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için sanığa kendisini savunma veya savundurma yetkisi (müdafiden yararlanma, avukat).

Ceza Adalet Sistemi her devlette uygulanır ve işlenen suçun faillerinin, deliller ile tespit edilerek, kanunlarda öngörülen cezanın faillere çektirilmesi aşamalarını kapsar.

Bu aşamalarda kısaca; polis, savcı, hakim, savunma, hüküm, ceza, infaz işlemleri olayın taraflarına (sanık, mağdur) uygulanır ve yaptırımlıdır.

Kolluk (polis) bu suç aşamaların en başında görev alır ve yapacağı işlemler bu sistemi temelinden etkiler. Özellikle öldürme olayları tüm toplumun dikkati çektiği gibi polis birimlerinin de dikkatini çeker. Ölüm, öldürme, cinayet veya şüpheli ölümler araştırılması gereken olaylardır. Yeterli ve ispatlayıcı delillerin elde edilmesi ile maktulün kim olduğu, failin kim olduğu ispatlanabilir. Ölüm olaylarında fail mağdur ve olay yeri arasında sıkı ilişki vardır. Her temas iz bırakır prensibince bu ilişkinin sağlanması mümkündür. Bu ilişkilerin sağlanması ile olay belirlendiği gibi olayda kusur oranları, sebep, sonuç ilişkisinin anlaşılması mümkündür.

6.3. Ceza Muhakemesinin İşleyişi

Suçun önlenmesi ve aydınlatılması kolluk birimlerinin işidir. Buradan beklenen öncelik suçların önlenmesidir. Ancak hangi güvenlik sistemini uygularsanız uygulayın tarihte ve günümüzde suç işlenmesinin sıfırlanamamaktadır. Durum böyle olunca önlenemeyen , işlenen suç faillerinin tespit edilip, yakalanıp, cezalandırılması gerekmektedir.

Adli ya da idari; her iki polis de genel güvenlik ve asayişten sorumludur. Polis teşkilatı yürürlükteki kanunlara göre ve yerine getirdiği görevlere göre bölümlere ayrılmıştır; idari, adli, siyasi, trafik, önleyici hizmetler (çevik kuvvet), organize kaçakçılık gibi.

Tüm bu sınıflar iki genel hizmet sunmaktadır;

  1. İdari Polislik; önleyici polislik; kamu düzenini ve kamu güvenliğini temin etmekle görevlidir. İdari görevini yerine getirirken suçun oluşmasını engellemek için önleyici ve koruyucu tedbirleri almakla görevlidir.
  2. Adli Polislik; suçun işlenmesi, öğrenilmesi ile el koyan, suçu araştıran ve soruşturan tespit eden, inceleyen ve bu görevleri adli makamlarla birlikte yapan polis birimleri.

Tanımlardan ve uygulamalardan anlaşılacağı gibi tüm polis birimleri suçu önleme ve aydınlatmakla görevlidir. Polis Teşkilatından beklenen budur.

1 Haziran 2005 tarihi itibariyle ceza yasalarında köklü değişikliğe giden ülkemizde suçların takibatı da değişmiştir. Hazırlık soruşturmasının soruşturma, son soruşturmanın ise kovuşturma olarak düzenlendiği yeni sistemde kolluğun birtakım yetkileri sınırlandırılmış ve bu yetkilerin izin merci olarak hakimlik, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise savcılık makamı yetkilendirilmiştir ancak uygulayıcı olarak kolluk etkinliğini halen sürdürmektedir.

6.4. Ceza Muhakemesinin Yürüyüşü[5]

Soruşturma Evresi Ara Muhakeme ve      İstinaf ve İnfaz

Kovuşturma Evresi                          Temyiz

 

 

Suç haberinin alınması

 

1.    İhbar

2.    Şikayet

3.    Doğrudan doğruya haber alma

4.    Diğerleri

Kolluğun etkin olarak görev aldığı evrenin ‘soruşturma aşaması’ olduğu bilinmektedir. Bu nedenle aşağıda tamamen savcı ve adli işlerde onun yardımcısı görevindeki kolluğun görev ve yetkileriyle ilgili kısımlar anlatılmaya çalışılacaktır.

6.4.1. Soruşturmasının Aşamaları

Bir suçun soruşturulması için toplam 7 aşamadan bahsedebiliriz. Bu aşamaların sistematik ve teknik olarak düzenli bir şekilde uygulanması halinde suçların aydınlatılmasında gri rakamlar (faili meçhuller) azaltılmış olacaktır. Soruşturmanın aşamaları[6];

  • Suçun oluşum aşaması
  • Olayyeri aşaması
  • Suçun delilleri ile ilgili işlemler aşaması
  • Suçun taraflarıyla ilgili işlemler aşaması
  • Suçun soruşturulması aşaması
  • Cumhuriyet Savcılığı’na sevk
  • Soruşturma ile ilgili diğer işlemler şeklinde sınıflandırılabilir.

6.4.2. Suçun oluşum aşaması

Kolluğun adli olarak harekete geçebilmesi için bir suçun oluşması gerekmektedir. PVSK md 2/b’ye göre ‘ işlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak’ ve yine PVSK ek madde 4’e göre ‘polis görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tesbit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir’. Suçun tarifi ise TCK’da yapılmıştır. Kısaca söylemek gerekirse; suç, kanunda suç olarak yazılı olan isnad kabiliyeti olan kişi/lerce kast ya da taksir sonucu işlenen fiildir.

Suçun haber alınması, öğrenilmesi ile polis suçla ilgili olabilen her şeyi araştırmaya başlar. Suçları ve suçluları belirlemede zaman kaybetmeden, deliller, tanıklar kaybolmadan, kafaları karıştırılmadan incelemeye alınması gerekir. Suçun en basit haber alınma yöntemi ihbardır. Diğerleri ise; şikayet, müracaat, talep, bilgi toplama, gizli görevli kullanma, teknik araçlarla izleme, iletişimin denetlenmesidir.

Suçun soruşturulması için bazı şartlar bulunmaktadır. Bunlar; soruşturulması izne, dokunulmazlığın kalkmasına ya da takibi şikayete bağlı suç olup olmadığı. Suç re’sen araştırılacaksa kolluk savcının yardımcısı olarak doğrudan takibat yapabilir. Ancak örneğin sövme ya da TCK md. 86’daki gibi bir suç söz konusu ise burada şikayet şartı aranmaktadır. Mağdur şikayet etmediği sürece soruşturma başlamamaktadır.

Suçun unsurları oluşmuş mu? Suçun 4 unsuru bulunmaktadır. Maddi, manevi, kanuni ve hukuka aykırılık.

Maddi Unsur: Suçun oluşabilmesi için eylemin fail tarafından yapılmış olması lazımdır. Yani düşünce ya da fikir aşamasında kalmışsa suç niteliği taşımaz. Maddi unsur icra hareketi ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ifade eder.

Manevi Unsur: Suçun manevi unsuru kast ya da taksiri belirler. Yani bir suçun bilerek ve istenerek ya da istenmeden işlenmesi suçun manevi unsurunu oluşturur.

Kanunilik Unsuru: Suç soruşturmasının başlayabilmesi için iddia edilen suçun kanunda yazılı tipe (şekle) uygun olması gerekmektedir. Yani kanunda yazmayan bir fiilden dolayı kimseye cezai takibat yapılamaz.

Hukuka Aykırılık: Kanunda bir fiil suç olarak belirtilse bile zaruret halini doğuran bazı fiillerin bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini anlamak gerekir. Örneğin kanunda düzenlenmiş olan meşru müdafaa ve zaruret halleri buna örnek olarak verilebilir.

Son olarak ise suçun nerede işlendiği de ayrı önem arz etmektedir. Suçun işleniş yerine göre olaya el koyacak olan kolluk çeşidi değişmektedir. Olay polis bölgesindeyse Jandarma’nın bu olara bakması beklenemez.

6.4.3. Olay Yeri Aşaması

Olay yeri; suçun işlendiği, suç eşyasının ve bulguların bulunduğu/bulunabileceği, olayın mağduru, faili, olayı ispatlamaya yarayacak her türlü bilginin elde edilebileceği yerdir. Olay yeri suçun failinin belirlenmesinde çok önemlidir. Özellikle ölüm(cinayet) olaylarında ortamda etkileşim fazladır ve etkileşime bağlı olarak maktul-fail-olay yeri arasında ilişkiyi tespit edebilmek mümkündür.

Olay yerine gidiş hazırlığı, olay yerine varış ve olay yeri inceleme aşamaları bu bölümün karakteristiklerini oluşturur. Özellikle olay yerine giderken nitelikli araç ve personel ile gidilmemesi beraberinde daha zararlı sonuçlar doğurur çünkü hem zaman kaybı hem de toplanan delillerin kullanılamamasına neden olur. Niteliksiz olarak toplanan delillerin laboratuar aşamasında değerlendirilmesi oldukça zor olmaktadır.

Dinler 2004’e göre soruşturma aşamasında deliller ile ilgili adım adım işlemler şu şekilde olmaktadır.

6.4.4. Merdiven soruşturma aşaması

Suç analizinin en önemli işlemlerinin olay yerinde yapılması gerekir. Olay yerinde konusu ile ilgili birçok birim görev alır. Burada yapılacak işlemler koordineli, sistemli ve bir plan dahilinde yapılması gereklidir. Bunun için bölüm ve tabloya bakınız.

Suç analizi olay yeri incelemekle sınırlı kalmaz. Özellikle olayın önceki ve sonraki zamanları elde edilen bulguları inceleyip araştırmak gerekir. Mağdur-fail-olay yeri bağlantısını kurmak için kompleks bir çalışma yapmak gerekir.

Şekil 2; Fail-mağdur-olay bağlantı üçgeni

Olay yeri incelemesinin, gözlemlenmesinin ve değerlendirilmesinin en önemli amacı; mağdur-olay yeri-fail arasındaki üçgeni kuracak maddi delilleri ortaya çıkarmaktır. Bu dinamik bölgedeki ilişkilerin sağlanması suç analizini etkiler.

Gerek olay yeri inceleme esnasında gerekse soruşturma aşamasında hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken zaman boyutu olayın zaman boyutu, mağdur ve fail arasında ilişki kurmada ihmal edilemeyecek bir husustur. Fail ile mağdur-mekan arasındaki ilişki tespit edilse dahi mağdur-zaman ilişkisinin ortaya çıkarılamaz ise olay tam aydınlatılmış sayılmaz. Bir kimse mağdur ile aynı mekanı paylaşmış olabilir ancak olayın meydana geldiği zaman zarfında aynı mekanda bulunmamış olabilir. Bu nedenle olay yeri araştırmasının amacını mağdur – mekan – zaman ile fail arasındaki illiyet bağını ortaya çıkarmak olarak tanımlamak daha doğru olur(Dinler 2006:116).

Fail – zaman ilişkisinin maddi olarak ortaya çıkarılamaması; bu ilişkinin ancak tanık ve mağdur ifadeleriyle ortaya konmasıdır. İfade ise maddi delil sayılmaz. Bununla birlikte mağdur-zaman ilişkisi çoğunlukla maddi olarak ispatlanabilir. Bir cesedin ölüm zamanın tayini; yaralanmanın ve veya tecavüz vaktinin belirlenebilmesi bilimsel olarak mümkün olabilmektedir. Ayrıca mağdur ve failin telefon görüşmeleri, internet ve bilgisayar işlemleri, banka işlemleri, video kamera görüntüleri vb. konularında zaman tayini bilimsel yolarla ispatlanabilir. Türkiye’de olay yeri inceleme hizmetlerinin daha geniş bir alanı kapsaması gerekmektedir. Failin ve mağdurun telefon görüşmeleri, yolculuk, sinema, tiyatro biletleri, banka işlemleri takip edilerek mağdur – zaman – fail ilişkisi maddi olarak ortaya çıkarılmalıdır.

Olay yeri incelemesi beraberinde olay, mekan, mağdur, fail ve zamanı içermelidir. Seri suçlarda ise bu beşliye bir de ‘imza’ faktörünü ekleyebiliriz.

Olay: Öncelikle ‘olay ne?’ sorusunun cevabı aranmalıdır. Cinayet, intihar, kaza? Kişi kendisini kazara öldürmüşse burada cinayet şüphesi oluşturacak bir araştırma yapılabilir mi? Kaza mahiyeti bir başkasının ihmali sonucu ölüm meydana gelmişse durum farklıdır. Ancak kişi elindeki torbayla oynarken arkadaşlarına şaka yapmak amacıyla torbayı kafasına geçirse ve torbadan kafasını çıkartamadığı için asfiksiye bağlı ölüm olgusu yaşanmış olsa burada bir suç var mıdır? Bu nedenle olayın ne olduğu iyi tespit edilmelidir. Ayrıca olayın iyi bir şekilde belirlenmesi ve tasniflenmesi, seri suçların aydınlatılmasında olaylar arası bağlantının daha rahat kurulmasına yardımcı olabilir.

Mekan: Olayın ne olduğuna karar verdikten sonra mekanın araştırılmasına geçilmelidir. Olay mekanının belirlenmesi krokilendirmede de faydalı olacaktır.

Mağdur ve Fail: Mağdur ve fail suç esnasında birbiriyle etkileşim içinde olmuş olabilir. Pasif ya da aktif direniş mağdur tarafından uygulanmışsa her ikisinde de birinde ait izler, deliller kalmış olabilir. Ayrıca ‘fail ile mağdurun ilişkisi ne olabilir?’ sorusundan yola çıkarak ipuçları elde edilebilir.

Zaman: Zaman konusunda ise iki şekilde açıklama yapabiliriz. 1) Olay yeri bağlamında zaman 2) Olay yeri delil ve raporlar ışığında uzayan davalar. Olay yerindeki pek çok bulgu bize olayın işleniş saatini verebilir. Örneğin böceklerden yararlanarak cesedin tahminen ne zaman öldürülmüş olduğu tespit edilebilir. Böceklerin üreme ve çoğalma dönemleri ve fiziki değişiklikleri belirli dönemlerde olmaktadır(Kaygısız, 2003:261). Bu dönemlerin ve sürelerin belirlenmesi ölüm olaylarına ışık tutabilir. Ayrıca vücut üzerinde kalan ölü morlukları, çeşitli lezyonlar da ölüm zamanının tayininde önemli rol oynayabilmektedir.

Şekil; Cinayet olaylarında araştırma-inceleme-analiz döngüsü

Bilindiği gibi seri suçlar neticesinde – özellikle seri katiller – olay yerine çeşitli imzalar bırakılabilmektedir. Suç işleyen kişiler psikolojik sorunlar neticesinde kendilerine uygun bir imza seçebilirler. Örneğin hırsızlık sonrası evin salonuna gaita ya da idrar bırakan, evin musluklarını açık bırakıp giden hırsızlar, çeşitli tecavüzler sonrası kurbanından hatıra isteyen tecavüzcüler ve sürekli olarak aynı metotla birilerini öldüren seri katiller buna örnek olarak verilebilir.

1998 yılında ülke gündemimizde de rastladığımız Hamdi Kayapınar’ın işlediği cinayetlerde bu imzayı görebilmekteyiz. Kayseri, Kanal Boyu mevkisinde sürekli olarak, enseden tek el tüfekle ateş edilmesi sonucu öldürülen kişiler polisi harekete geçirdi. Polis sonuç olarak adli psikiyatrlardan yardım aldı. “Erkek. Cinayetleri tek başına işliyor. İnsanlardan kopuk yaşıyor. Aile yapısı bozuk. Muhtemelen aile içinde şiddete ya da tacize maruz kalmış. Onlardan intikam alıyor. Şiddeti alışkanlık haline getirmiş. Kıskanç bir yapıya sahip ve sabıkalı” (Kaygısız ve Ark., 2005: 49). Önceleri imzanın ve kişinin suç işleme zamanlarının iyi tespit edilememiş olması peşinden seri cinayetleri getirmiştir. “Cinayet masası ekipleri, bir yandan da zanlı hakkındaki soruşturmayı derinleştiriyordu. Gelen ilk bilgiler cinayet masası ekiplerini şaşkınlığa düşürdü. Hamdi Kayapınar, Nisan 1998’de, ilk cinayetten, yani Yaşar Sezer cinayetinden sadece birkaç gün sonra kardeşi Ümit Kayapınar’la birlikte tutuklanmış ve dört beş ay hapis yatmıştı. Suçları, av malzemesi satan bir dükkanı soymaktı. İki kardeş dükkandan tüfek çaldıklarını itiraf etmişti ama dönemin cinayet masası ekipleri ve olay yeri inceleme uzmanları bu iki olay arasında bağlantı kuramamıştı. Hem de arabanın camında Hamdi Kayapınar’ın parmak izi olduğu halde. (Delillerin gerektiği gibi değerlendirilememesi, 5 cana mal olmuştu. 1999’da soruşturmayı devralan ekibin, aynı yanlışları tekrarlamaya niyeti yoktu)” (Kaygısız ve Ark., 2005: 53).

Olay yeri inceleme birimlerinin ve soruşturmacı birimin gözünden kaçan bulgular ve imzalar iyi değerlendirilmiş olsaydı bu tip cinayetler hiç başlamadan bitebilirdi.

Kolici Seri Katili de kendisine has bir imza bırakıyordu. Cesede verilen konum dikkat çekiyordu; bağlanmış ve seksüel sadistlik gösteren bulgular var. Bağlanmasını, seksüel sadistlik açısından değerlendirmek lazım. Bağlanma tarzı ipucu verebilir. Cinayeti işleyen kimsenin kurban üzerindeki hakimiyet duygusunu arttırmaya çalıştığı ve onun üzerine sadistlik ve seksüel birtakım şiddet uygulamalarında bulunduğu izlenimi verebilir (Kaygısız ve Ark., 2005: 84). Bulunan tüm cesetler koli içerisinde, tüm vücut çukurları silikon ile doldurulmuş ve cinsel organları koli bandı ile bağlanmış… Tüm cinayetlerini aynı metotla işliyordu. Bu, onun imzasıydı.

Bunun için aşağıdaki işlemlerin yapılması gerekir;

  • OlayYerinin Korunması
  • OlayYerinin İncelenmesi
  • Keşif-otopsi muayenesi
  • Laboratuarİncelemeleri
  • Arşiv (Kayıt) Bilgileri
  • İstihbarat Bilgileri
  • Soruşturma Bilgileri

Bu işlemler herhangi bir suçta sağlıklı bir şekilde yapılması suçun ne? ve failin kim? olduğunu ortaya koyar. Bunların bir bütün halinde yapılmasına suç analizi denir.

Şimdi bu yapılması gerekenler hususları ana hatları ile açıklayalım.

6.4.5. Olay Yerinin Korunması

Bu konu bu kitabın genelinde ve detaylı olarak anlatılacaktır.

Delil olabilecek her şey suç analizinde kullanılır!

6.4.6. Olay Yeri İncelemesi

Suç soruşturmasının başarılı bir şekilde sonuçlandırılmasında teknik bir işlem olan olay yeri incelemesinin önemi büyüktür. Suçların aydınlatılmasındaki temel dayanaklardan olan maddi delillerin bulunmasını hedefleyen olay yeri incelemesinin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için incelemenin tamamen uzman kişiler tarafından, belirli kurallar dahilinde, sistematik olarak yapılması gerekir.

Bazı olaylarda olay yerindeki maddi delillerin bulunamaması, iyi korunamaması, zarar görmesi ve kaybolması gibi nedenlerle suçun işlenmesiyle başlayan hukuki süreç istenilen şekilde sonuçlanmamakta, delil yetersizliği ve yanlış yorumlamalar nedeni ile gerçek suçluların serbest kalması veya suçsuz kişilerin hüküm giymesi gibi olumsuz hukuki sonuçlar doğabilmektedir.

Hukuk düzenimiz üzerinde oldukça olumsuz etkisi olan bu gibi durumlarla karşılaşmamak için olay yerinin belirli kurallar dahilinde ve maddi delillerin bulunmasına yönelik olarak sistemli bir şekilde incelenmesinin önemi büyüktür.

Genel polisin uzman olarak olay yeri incelemesi yapması beklenmez. Ancak genel olarak konuları bilmesi ve bazı istisna konularda olay yerinde delillerle karşılaşıp müdahale etmesi gerektiğinde doğru müdahale konuları kitabın ilgili bölümlerinde anlatılmıştır.

6.4.7. Keşif-otopsi muayenesi

Şüpheli ölüm veya cinayet olayında, olayın oluş şekli ve sebebini aramak, faili belirlemek, olayın sebebini ortaya çıkarmak için yapılan bilimsel ve teknik işlemlere denir.(Gök s.28). bu amaçla ölü olay yerinde incelenir ve uygun ortamda otopsi yapılır. Bu aşamada yapılacak işlemler,

  • Kişinin kimliğinin tespit edilmesi(adli, tıbbi kimliği),
  • Ölümün gerçekleşip gerçekleşmediği, yalancı ölüm gibi fonksiyonların durması ölmüş gibi anlaşılabilmektedir.
  • Ölüm zamanının tespiti; ölüm zamanının tespit edilmesi oldukça zor ama elde edilen bilgiler soruşturmada olayın analizine yardımı çoktur.
  • Ölüm sebebinin tespiti; ölünün bulunduğu yer, bulunuş şekli ve çevre araştırması yapılır. Vücutta ölümü meydana getirebilecek belirtiler aranır. Bu amaçla dış ve iç muayene(otopsi) yapılır. Gerekirse biyolojik, kimyasal vb. kriminal incelemeler yaptırılır.

Ölümün şüpheli görüldüğü durumlarda otopsi yapılması mecburidir (CMK m. 86-89). Zehirlenmeler, kurşun yaralanmaları vb.

Olay yerinin araştırılıp delillerin toplanmasından sonra en önemli aşamalardan biri de delillerin olayı aydınlatmaya yardım edecek şekilde incelenmesidir. Ülkemizde bu incelemeleri yapan ve adli ekspertiz, bilirkişi raporu düzenleyen kurumlar yapılanmıştır. Bu laboratuarlar; Emniyet Teşkilatı ve Adli Birimler tarafından, hazırlık soruşturması ve mahkeme aşamalarında gönderilen bulguları ilmi esas ve usullerle inceler, değerlendirir, belirlenen tespitleri rapor halinde talepte bulunan birimlere sunar. Bunlar;

Tıp ile ilgili; Adli Tıp Kurumu ve ilgili üniversiteler.

Kriminal inceleme yapan kriminal laboratuarlar (Polis ve jandarma).

Olay yeri incelemesi yapan yerel birimler laboratuarı ve arşivleri.

Emniyet Müdürlükleri (Foto-Film, Bilgi İşlem, Bomba İncelemeleri ve laboratuarları),

Uzmanlık alanı ile ilgili kurumlar; üniversiteler, kişiler; Adli Tıp Enstitüleri, Hıfzısıhha Enstitüsü, Makine Kimya Endüstri Kurumu, İtfaiye Birimleri, Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı, Türk Standartları Enstitüsü, Merkez Bankası ve uzman kişiler.

6.4.8. Laboratuarlarda Neler İncelenir?

Cinayet olaylarında maktulün kimliği, ölüm sebebi ve failin kim olduğu çok zaman belirsizdir. Bunlar araştırma, inceleme ve soruşturma sonucu belirlenirler. Bunların belirlenmesi bir dizi incelemelerin yapılması gerekir. Bunlar genel olarak;

  • Bireysel tanımlayıcı izler (parmak izi, avuç izi, ayak izi, kulak izi vb.)
  • Vücut sıvı ve dokuları (kan, tükürük, meni, kıl, tırnak vb.)
  • Eşya izleri (kumaş parçası, düğme, araba boyası vb.)
  • Olaycanlandırma ve olaya uygulama
  • İzincelemeleri, ayakkabı, tekerlek ve lastik, vurma-çarpma, kazınmış vb seri numaralar
  • Parçadelilleri incelenmesi; parçaların uyumu
  • Balistikbulguların incelenmesi (silah, kovan, mermi çekirdeği, fişekler, eşya ve kişiler üzerindeki atış artıkları ve atış izleri, her çeşit ateşsiz silahlar(delici, kesici, bereleyici, vb. aletler.)
  • Ses, görüntü ve bilgisayar, data bank kayıtları incelemesi
  • Elektronik cihazlar incelemeleri(tartı, ölçü, takarof)
  • Yasal olmayan maddeler; narkotik, uyuşturucu, uyutucu maddeler gibi,
  • Belge, doküman incelemeleri; el yazısı, imza, makine (daktilo, printer (yazıcı), fotokopi), baskı incelemeleri, kaşe, mühür ve izi incelemeleri, tahrifat incelemeleri, kağıt-kalem incelemeleri,
  • Kimyasalmaddeler (yakıcı, zehirleyici, boğucu vb. maddeler),
  • Fotoğrafik suç analizi ve fotoğraf incelemeleri(karşılaştırma)
  • Sahte, değerli eşya, para, altın, tarihi eser incelemeleri,
  • Bombalama, patlamaya bağlı bulguların incelenmesi
  • Koruyucu ekipmanlar incelemeleri,
  • Kimyasal, nicel ve nitel incelemeler kimyasal madde analizleri
  • Biyolojikkökenli materyaller incelemeler
  • Kundaklama(yangın) artıkları incelemeleri
  • İnşaat malzemeleri incelemeleri
  • Ve diğerleri, lif, boya (polimer, yapıştırıcı), ilaç, toprak, doping maddeler analizleri,

Aklınıza gelen her şey!

Öldürme olayları karşımıza intihar, kaza, cinayet olarak çıktığı durumlarda bu olgulardan hangisinin olduğunu tespit edebilmek için olay yerinin, cesedin, senaryonun iyi nicelenmesi gerekir. Bazı ölüm olayları herkes tarafından özellikle soruşturmacı ve adli bilimciler(adli tıp) kolay anlaşılırken bazı kompleks olayları anlamak için detaylı araştırma, soruşturma yapılması gerekecektir. Tamirhane atölyesinde ustanın üzerine askıdaki araç düşerek ölümüne sebep olmuştur. Bu olay kaza, intihar, cinayet olabilir mi? Her üçü de olma ihtimali vardır. Görünen kaza ama görünmeyen, kazaya neyin sebep olduğu teknik bir işlemdir. Bu makine sisteminin teknik özelliğine bakılacak. Kullanan usta, çırak, kalfanın bu aleti tanıma kullanma alışkanlıklarına bakılacak. Kaza gibi görünen bu olay kaza değil cinayet olarak ortaya çıkmaktadır(1996).

Kalfa ustasından fırça, küfür ve dayak yemiştir. Ustası arabayı askıya alarak tamir yapmak için kalfadan malzeme istemekte ve kalfa bunları yerine getirmektedir. Bu anda yediği dayağın, küfürün acısının intikamını almak ister ve askıda olan arabanın sistemini bozarak ustanın üzerine düşmesini sağlayarak ölümüne neden olur. Olayı bilen ve gören başka kimse yoktur. Olaya kaza gibi görünür ve dosya hazırlanırken diğer çırak ve kalfaların bilgisine müracaat edilirken ustanın gaddar, küfürbaz hatta cinsel tacizci olduğu ortaya çıkar ve durumlardan ustasına kızanlar olabileceğinin düşünülmesi ile o günün sabahı dayak yiyen kalfa olayı anlatılır, olayı ondan başkada görenin olmadığı üzerine yapılan mülakat ve soruşturmalar sonucu olayın kaza değil cinayet olduğu anlaşılır.

6.4.9. Arşiv Bilgileri

Arşiv; eldeki bilgi ve belgelerin, istenildiğinde ulaşılabilmesi ve kullanılabilmesi için muhafaza edilmesidir.

Günümüzde insanlar hayatlarını kayıtlı olarak yaşamaktadırlar. Kişilerle ilgili her türlü bilgiler belirli zaman diliminde kayıtlı tutulmakta bu bilgilerden kişilerin sağlık, ekonomik, kültürel, siyasi, dini eğilimi ve kimlerle ilişkili olduğu zaman dilimlerinde nerelerde bulunduğu herhangi bir suç olgusu mağdur, tanık, şüpheli hakkında değerlendirme yapılabilir. Bu kayıtların bazıları toplumsal hayatın bir zorunluluğu olarak karşımıza çıkmakta (konaklama, ikametgâh kayıtlarının mecburi olması), bazıları alınan hizmetin sonucu olarak insanlar farkına varmadan kaydı alınmaktadır. Kredi kartı ile yapılan alış-verişte ne alındığı, nereden, ne zaman alındığı kayda girmektedir.

Arşiv bilgileri denince aklımıza gelenler;

  • Adalet Bakanlığı Arşivleri; sabıka, adli sicil, mahkeme, hapishane kayıtları,
  • PolisArşivleri; yerel genel merkezli kayıtlar. Genel Bilgi Toplama, parmak izi, fotoğraf, aranan kişiler, kayıp kişiler, kimliği belli olmayan cesetler, faili belirlenmeyen suçlar, faili firar olan suçlular, silah, ehliyet, balistik, belge, DNA vb kayıtlar
  • Jandarma Kayıtları
  • Askerlik Şube Kayıtları,
  • Genel Kurmay Başkanlığı Kayıtları; askerlik, arazi, yerleşim, sınır vb kayıtlar,
  • Bankacılık Kurumlarının Kayıtları; para transferi, kredi kartı , hesap bilgileri,
  • Okul Kayıtları; özel ve resmi üniversiteler, ilköğretim ve ortaöğretim okul kayıtları,
  • Vergi Maliye kayıtları,
  • Sağlık Birimleri Kayıtları,
  • Otel, Motel, Pansiyon, Yurt vb Konaklama Yerleri Kayıtları,
  • Haberleşme Kayıtları (telefon, faks, e-mail, cep telefonu vb),
  • Ulaşım Kayıtları (hava, deniz, kara),
  • KameraKayıtları,
  • Medya Kayıtları (TV, gazete, radyo),
  • Nüfus Kayıtları,
  • Hudut Giriş-Çıkış (oto, insan, mal, eşya) kayıtları,
  • Fatura kayıtları (elektrik, su, gaz vb),
  • Dernek, Vakıf, Sendika Kayıtları,
  • Gözetleme, Kontrol Kayıtları (askeri, ticari, tarım, sulama vb
  • İşlem, Ticaret Kayıtları,
  • Tapu, imar, komisyon kayıtları,
  • Her türlü databank, bilgisayar kayıtları (hafızaları, aktarımları),

Önleyici güvenlik sistemleri(kamera, alarm) kamu, özel sektör binaları ve ikametgahlarda kullanımı yaygınlaşması ile bunların kayıtları önemli bir veri kaynağıdır.

Arşivden yararlanmak için kullanım ve ilgili kişilerin o bilgilere ulaşma ve hızlı sonuç alma imkanı olması gerekir. Arşivde toplanan, ancak istenildiğinde ulaşılamayan ve kullanılamayan bilgiler suç analizini olumsuz etkiler.

Son dönemde arşiv bilgileri ile suçların aydınlatılması artmaktadır.

İstanbul, Ortaköy, She Barda barmenlik yapan Oğuz Atak vücuduna Arapça Allah yazdırdığı görüntüleri yayınlanmasını takip eden günlerde. 5.5.1997 Bebek Parkı’nda köpeğiyle yürürken öldürülmüş olarak bulundu. Olayı terör –mafya örgütlerinin işlediği(İBDA-C, Sedat Peker) iddia edildi. Maktulün telefon ve elektronik potaları arşivi incelenerek faillerin Hüseyin Ulaş ve Alaettin Polat adlı kişiler olduğu ve kişilerin maktulün çalıştığı bara devamlı gittikleri ve cinsel ilişki sonrası anlaşmazlık olması sonucu cinayeti işledikleri anlaşılmıştır.

6.4.10. İstihbarat Bilgileri

Yukarıda sayılan bilgilerin bir çoğu suç istihbaratı şeklinde toplanır. Bunlar zaman zaman kayıtlı olan bilgiler olur bazı durumlarda kayıtlı değil ama ihbar, ön bilgi kişilerin tanımlaması ile elde edilirler. Sınırlı, belirsiz bilgiler çeşitli vasıtalarla elde eldir. Bunların değerlendirilmesi, işlenmesi ile detaylı bilgiler elde eldir. Suç istihbaratı günümüzde istihbaratın bir dalı olarak güvenlik birimlerine suçların aydınlatılmasında büyük yardımları olmaktadır.

Çok zaman suçların çözümü acelelik ister (İstanbul Paralel Patlamaları, 2003). Bu durumda resmi yazışma ile bilgilerin alınması zaman kaybına neden olacağı gibi, bilgilerin sızması suçlular tarafından delilleri yok etmesine, kaçmasına neden olur. Bu durumlarda ikili ilişkiler ve istihbarat kullanılması gerekir. Özellikle suç istihbarat bilgileri toplanır. Bu bilgiler suç öncesi, suçun işlendiği zaman ve suç sonrası mağdur, tanık, şüphelisi ve ilgili kişiler hakkında yapılır.

Cinayet olayları diğer suçlara göre aydınlatılması acelelik işter. Bunun için suç istihbaratının tüm teknik ve yöntemleri kullanılır.

Haber alma, bilgi toplama, mukayese, arşivleme, analiz, değerlendirme vb yöntemlerle elde edilen bilgiler suç analizinde sıklıkla kullanılmaktadır.

6.4.11. Soruşturma Bilgileri

Soruşturma çok kapsamlı yapılarak suç analizine gidilir. Yukarıda yapılanların hepsinin bir ortamda değerlendirilmesi sağlanır. Olayla ilgileri olan; tanık, mağdur, şüpheli vb kişilerin beyanları ve bunların birbirine uyan ve çelişen yönleri incelenir. Verilen eşkaller, yapılan ihbarlar değerlendirilir. Yukarıda anlatılan ve elde edilen bilgiler sanık, tanık, mağdur vb. bilgilerle birleştirilmesi suç döngüsünü oluşturur.

Ankara 1999 yılında ekonomik krize bağlı olarak gasp olaylarının artığı bir dönemde daha önceden buna benzer suç işleyenlerle mülakat yapılır. Son gasp olayları ile irtibatlarının tespit edilmesi amac güdülmektedir. Bu mülakatlardan birine birlikte çalışan iki arkadaşa açık uçlu sorular sorulduğunda iki travestiyi öldürdükleri ortaya çıkar.

Mağdurlardan; sanık, suç ve suç yeri hakkında bilgi alınır.

Tanıklardan; şüpheliler, olay yeri ve olayın nasıl geliştiği hakkında bilgi alınır.

Suç aletleri; suça konu olan eşya ve aletler suçun failini belirlemede önemlidir.

Suç delilleri; suç ve suçluya ulaştıran her şey soruşturmacının suç analizinde kullanacağı verilerdendir. Ve bunlar yukarıda sayılan ve sayılmayan her şey olabilir.

Suçlunun/suçluların tespiti; teknik aşamalardan sonra suçun ne olduğu, suçlunun/suçluların kim/kimler olduğu ve nerelerde bulunabileceği gibi hususlar değerlendirilerek elde edilen ipuçları soruşturmacı polis ekibi tarafından araştırılır. Şüpheli/şüpheliler tespit edilerek yakalanır ve mahkeme aşaması başlar. Örneğin; olay yerinden elde edilen kovanların atıldığı silahın tespit edilmesi ile bu silahın kime ait olduğu, olay yerinde ne amaçla bulunduğu ve sahibinin veya bu olayla ilgisi olanların tespit edilmesi vb. Tüm bu safhalardaki işlemler düzenli bir şekilde işinin uzmanı personel tarafından standartlara uygun olarak yapılmalıdır. Suç soruşturmasında görev alan ekipler arasındaki koordinasyonun soruşturmanın başarısı açısından önemi büyüktür. Zincirin halkalarından birinin kopmasının soruşturmanın istenilen şekilde sonuçlandırılmasını olumsuz yönde etkileyeceği şüphesizdir

6.4.12. Olayın Delilleri İle İlgili İşlemler Aşaması

Delillerin tespiti, korunması (değiştirme, bozulması ve kaybolma), toplanması, ambalajlanması, muhafaza altına alınması (toplandıktan sonra ilgili yere teslime kadar geçen süre), ilgili yere gönderme.

6.4.13. Suçun Taraflarıyla İlgili İşlemler

Bir suçun tarafları; mağdur, müşteki, şüpheli (mahkeme aşamasında sanık) ve tanık olabilir.

CMK düzenlemeleriyle beraber kolluk, tanıklardan bilgi alabilmektedir yani olayla ilgili bilgi vermek istemeyen tanık hiçbir şekilde zorlanamıyor. Aslında bu durum kanun koyucunun temel hak ve özgürlüklere olan müdahaleyi en aza indirmek istemesinden kaynaklanmaktadır. Mağdur ve müştekiler suçtan zarar gören kişilerdir. Bunlar gerek madden gerekse manen zarar gördükleri taktirde haklarını arama yoluna başvuracaklardır.

Konuyla ilgili olarak en önemli kişi ise şüphelidir. Yıllardan beri kötü muamele ve yanlış kişiye suç isnad etmeden dolayı ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce haksız bulunmuş vb. tazminata mahkum edilmiştir. Avrupa Birliği ile uyum süreci çerçevesinde tüm kurumlar gibi güvenlik güçleri de yeni oluşumlar içine girmiş ve aksayan yönlerini düzeltme cihetine gitmişlerdir.

Şüphelinin tespiti, aranması, yakalanması, gözaltına alınması, ifadesinin alınması, yakınlarına ulaşma hakkının verilmesi, sağlık raporu alınması, avukattan yararlanma hakkının bildirilmesi, nezaret işlemleri gibi bir süreçte yer alan şüpheli ile ilgili olarak maddi deliller elde edilmedikçe yeterli şüphe doğmaz bu da sonuç itibariyle davanın açılamamasını doğurur. Nitekim kamu davasının açılması için gerekli olan yeterli şüphe; dava açıldığı zaman sanığın %80-90 kanundaki cezaya mahkum edilmesini gerektirecek şüphedir.

Suçun tarafları belirlenirken öldürülen şahsın eşkal bilgileri de cesedin tanımlanmasına yardımcı olacaktır. Nitekim; ameliyat, aşı, doğum, etbeni gibi izler, dövmeler, kesi ya da yanma izleri, iskeletteki bozukluklar, nasırlar, dişler, kulaklar gibi şeyler maktulün kimliğinin belirlenmesinde önemlidir.

6.4.14. Suçun Soruşturulması Aşaması

Olayın oluş şekli, yeri, zamanı, mevcut deliller, tanık, mağdur ifadeleri ve tutanaklar neticesinde suç şüpheliye açıkça belirtilir. ‘Hakkınızda şu suçtan dolayı işlem yapılmaktadır’ şeklindeki açıklamadan sonra kişiye hakları da bildirilmelidir.

Cinayet olayları soruşturulması-araştırılması aşamasında bir çok işlem yapılır(yazışma, görüşme, mülakat, takip, arama, …) ama sonuçta bunların çok az bir kısmı suçun aydınlatılmasına yardımcı olur. Bu yapılan çalışmaların çoğu tarafları rahatsız eder, soruşturmacılar ümitsizliğe düşer. Bu suç olgularının bir gereğidir.

Adli kolluk yönetmeliğinde madde 6/2’de belirtildiği gibi; ‘…… Cumhuriyet Savcısının emri doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerine başlar’.

Delilleri tespitinde savcılık ve hakimlik makamlarından yararlanılmaktadır. Örneğin iletişimin tespiti için hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının yazılı emri ile iletişimin denetlenmesi yapılabilir.

Günümüz teknolojik gelişmeleri sayesinde cep telefonları suçların soruşturulmasında asli delil elde etme yöntemlerinden biri olarak kullanılmaktadır. Maktulün son olarak görüştüğü kişilerin dökümünün çıkartılması ve bu belgelerin ilgili operatör firmalardan temini konusunda; CMK 161/4 gereğinde şirketler savcılığa istenilen evrakların en kısa sürede iletmek zorundadırlar. Aslen bu hem kanuni hem de ahlaki bir durumdur. Kanuni durum olabilmesi için bu hususun kanunlarda açıkça belirtilmesi gerekmektedir, nitekim de kanunda yazılmıştır. Ahlaki olarak ise; toplumda her birey suçlarla mücadelede adalet mekanizmasının yanında olmalıdır. Bu nedenle ilgili kurum ve kuruluşlar uzmanlık alanlarıyla ilgili istenen belgeleri adalet mekanizmasının düzenli işleyebilmesi için vakit geçirmeksizin sunmalıdır.

Suçun soruşturulması sırasında olayın gerçek olup olmadığı kuramı önemli bir yer tutmaktadır. Ortada tabii bir ölüm de olabilir. Ölenin kimliği cüzdanındaki belgelere bakmak, eşkal, parmak izi, teşhis gibi yöntemlerle belirlenir.

Ölüm olayıyla ilgili olarak otopsi yapılmalıdır ve bu arada ölüme neden olan alet ele geçirilmelidir(eğer varsa). Yara-silah ve silah-suç ilişkisi kurulmalıdır.

Olayla ilgili olarak görgü şahitleri ile görüşülmelidir. Evvelden gördükleri, duydukları ve okudukları ile ilgili olarak bilgisine başvurulan tanıklar eksik olan parçaları tamamlamaktadır. Bu esnada faili suça bağlayıcı deliller de tespit edilmelidir.

Ölüm olaylarında bazen ölenin ölmeden önceki beyanları da önem kazanmaktadır. Nitekim bir yerde konuşması, günlük, mektup gibi vasıtalarla kişi ölüme dair ipuçları vermiş olabilir.

Cumhuriyet Savcılığına Sevk

Adli Kolluk Yönetmeliği madde 6/6’ya göre şüphelinin lehine ve aleyhine olan tüm delilleri toplayan kolluk görevlileri elde edilen belge ve bilgileri fezleke ekiyle beraber savcılığa göndermekle mükelleftir. Bu işlemde;

  • Soruşturma (tahkikat) evrakı
  • Deliller
  • Mevcutsa taraflar savcılığa gönderilir.

Soruşturma ile İlgili Diğer İşlemler

  • Suçdefterine kayıt
  • Suçbildirim fişlerinin doldurulması
  • GBT sorgusunun yapılması
  • Şüpheli ve sanık hakları formunun doldurulması
  • Örnek fişlerin doldurulması
  • Şüphelilerin fotoğraf ve parmak izlerinin alınması
  • Gözaltı takip formunun düzenlenmesi
  • Sanık takip karar formunun düzenlenmesi
  • Salıverme/sevk tutanağının düzenlenmesi
  • Firari ve şüpheli/sanıkların aranan şahıslar projesine girişini sağlamak
  • Çalıntı oto projesi kapsamında pol-net’e araçların girişini sağlamak
  • Nezarethane defterinin doldurulması
  • Nüfus cüzdanlarının tasdikli örneklerinin alınması.

 

[1]        Bu bölüm tüm kitabın ana özeti olup diğer konuların anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca Suç Analizi bölümleri ile birlikte değerlendirilmelidir.

[2]        M., Kaygısız, Adli Bilimler(2003), S. 213.

 

Mustafa KAYGISIZ