0505 543 37 42
Sosyal Medya Hesaplarımız

Şiddetli Geçimsizlik (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) Boşanma Davası

Şiddetli Geçimsizlik (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) Boşanma Davası

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması adıyla da bilinen şiddetli geçimsizlik, genel boşanma nedenleri arasındadır.  Eşler arasındaki her türlü anlaşmazlık şiddetli geçimsizlik olarak nitelenir. Ülkemizdeki boşanma davalarının yüzde 90’ı bu sebeplerle açılmaktadır. Eşe karşı ilgisizlik, saygısızlık, hakaret, anlaşamama gibi aklınıza gelen tüm sebeplerle açılabilir.

Bu sebeple boşanma davası açabilmek için şu şartlar sağlanmalıdır:

  • Eşlerin ortak hayatı birlikte sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek şekilde evlilik birliği sarsılmışsa,
  • Tüm çabalara rağmen evlilik birliği yeniden kurulamamışsa,

boşanmada davası açılabilir. Eşlerden her ikisi de bu davayı açabilir. 4721 sayılı TMK. MK m.166/1 ile düzenlenmiştir: 

“Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması halinde, kural olarak kusursuz veya daha az kusurlu eşin diğer eşe açtığı bir çekişmeli boşanma davası türüdür.”

Bu boşanma davasının bir başka bilinen ismi ise çekişmeli genel boşanma davasıdır. Açılan boşanma davası reddedilirse ancak eşler 3 yıl boyunca ortak hayatı yeniden kuramamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü şekilde, boşanmalar iki başlıkta ele alınabilir. Bunlar genel ve özel boşanma nedenleri olarak isimlendirilir. Özel boşanma sebeplerinin dışında herhangi bir sebeple açılan boşanma davaları Medeni Kanun’a göre şiddetli geçimsizlik veya evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle açılmış olduğu varsayılır. Yani, genel boşanma davası ismiyle anılır. Peki, Türk Medeni Kanunu’nda hangi tip boşanmalar özel boşanma sebepleri olarak sınıflandırılır?

Türk Medeni Kanunu Uyarınca Özel Boşanma Nedenleri Nelerdir?

  1. Zina

Boşanma davalarında özel sınıfında sayılan sebeplerden birisidir. Eşlerden birisinin, cinsel organlar kullanılmak suretiyle, üçüncü bir şahısla cinsel birliktelik yaşaması sonucunda açılır. Cinsel organların karışmadığı, tensel temaslar (öpüşme, sevişme, sarılma gibi davranışlar), Medeni Hukuk’a göre zina kapsamında sayılmamaktadır. Ek olarak Türk Medeni Kanunu gereğince, eşcinsel ilişkiler de zina olarak kabul edilmemektedir. Zinanın ispatlanması oldukça zor olduğu için bu sebeple açılan boşanma davası azdır.

  • Hayata Kast, Pek Kötü Şey Onur Kırıcı Davranış

Türk Medeni Hukuku’na göre, evlilik birliği içerisinde bulunan eşlerden birisinin diğer eşin canına kast etmesi, toplum içerisinde küçük düşürmesi ya da intihara yönlendirmesi gibi sebeplerle açılan boşanma davası sebebidir.

  • Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Türk Medeni Hukuku’nun nispi boşanma sebebi olarak bilinir. Eşlerden birisinin yüz kızartıcı bir suç işlemiş olması şartıyla, böyle bir boşanma sebebi öne sürülebilir. Haysiyetsiz hayat kavramından dolayı boşanma davası açılacak ise, haysiyetsiz olarak tanımlanan yaşam tarzının süreklilik arz etmesi gereklidir. Örnek verecek olursak, arada sırada sarhoş olacak şekilde alkol kullanan birisine, haysiyetsiz hayat yaşıyor beyanıyla boşanma davası açılamaz. Alkol kullanımı eğer süreklilik arz ediyorsa, haysiyetsiz hayat sürme beyanı ile boşanma davası açılabilir.

  • Terk

Evlilik birliği içindeki eşlerden birisinin evden ayrılması sonrasında, terk edilen eşin, terk eden eşini tekrardan kabul etmemesi durumlarında veya geri dönen eşi evden kovması durumunda terk sebebiyle boşanma davası açılması söz konusu olur.

  • Akıl Hastalığı

Evlilik birliği içerisinde, eşlerden birisinin akıl sağlığının bozuk olması durumunda diğer eş akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açabilir. Ancak, akıl hastalığının evlilikten önce var olmaması gereklidir. Yani, evlenmeden önce şizofreni hastası olmayıp, evlilikten 3 sene sonra şizofreni tanısı almış bir eşe, akıl hastalığı sebep gösterilerek boşanma davası açılabilir. Ancak, evlilikten önce de şizofreni tanısı olan bir eşe, evlendikten sonra akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açılması Türk Medeni Hukuku’na göre mümkün değildir.

Yukarıda saydığımız, beş maddelik boşanma sebepleri özel boşanma sebepleridir. Bu maddelerin dışındaki tüm sebepler, Medeni Hukuk’ta genel boşanma sebepleri olarak değerlendirilir. Peki bu özel sebeplerden bir ya da birkaçının varlığı ile birlikte şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılabilir mi?

Genel ve Özel Boşanma Nedenlerinin Birlikte Sunulmasıyla Boşanma Davası Açmak

Evlilik birliği içerisinde bulunan eşlerden birisinin hem genel hem de özel sebepleri sunarak boşanma dilekçesi vermesi mümkündür. Ancak boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, boşanma olacaksa neye dayandırılarak olacağı birçok sebepten etkilenir.

Boşanma için öne sürülen özel sebep kanıtlarla desteklenmişse, hakim özel sebebi değerlendirerek boşanmaya karar verebilir. Ancak özel sebebin herhangi bir belgesi yoksa muhtemelen hâkim şiddetli geçimsizlik diğer bir adıyla evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma kararı verecektir. Örneğin zina özel sebebi ve şiddetli geçimsizlik (genel sebep) boşanma sebebi bir arada sunulan bir boşanma davasında, zina olayının kanıtları yoksa, hakim özel sebebi baz alarak değil genel yani evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiasını temel alarak boşanma davasını değerlendirmeye alacaktır.

Tabi ki hukukun her alanında olduğu gibi, Medeni Hukuk’ta da soyutluk ilkesi söz konusudur. Yani hâkim olayları durumları dava boyunca inceleyerek tüm delilleri topladıktan sonra boşanma kararını açıklayacaktır.

Genel ve Özel Boşanma Sebeplerinin Birbirinden Farkı Nedir?

Özel boşanma sebeplerini saydığımız yukarıdaki maddelere tekrardan göz atacak olursanız, genellikle bir kusurluluk durumu var olduğunu fark edeceksiniz. Diğer bir deyişle davalı eşin, davacı eş tarafından öne sürülen bir hatası veya kusuru mevcuttur.

Genel sebeplerde ise herhangi bir kusurluluk durumundan söz edilmemiştir, yalnız şiddetli geçimsizlik olarak ifade edilmiştir. Yani eşlerden birisinin ya da diğerinin geçimsizliğin sebebi olduğu söylenmez. Çatışma durumu eşlerin ikisinden doğan bir şeydir. Yani tek başlarına birer birey olarak değerlendirilirken, herhangi bir kusur söz konusu olmazken, bir aradayken ve yalnızca birbirleriyle çekişmektedirler, ortada herhangi bir suçlama yoktur. Ancak çekişmeli dava ise delillere göre eşlerin her ikisinin de kusur oranları belirlenecek ve ona göre hüküm kurulacaktır.

Genel ve özel boşanma sebepleri arasındaki fark da bu noktada başlar. Özel sebeplerle eşlerden birisine dava açıldığı zaman, kusurun ispat edilmesi gerekir. İspat yükü davacı olan taraftadır. Ancak genel boşanma davası açılacağı zaman ortada her iki tarafın da kusuru olacağı için ispat yükü her iki tarafa aittir. İddia eden iddiasını ispatlamakla mükelleftir.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşlerden birinin açtığı davaya karşı dava açmak mümkündür. bu dava ile ilk davayı açan eşin daha kusurlu olduğu iddia edilir.

Neler Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davasında Beyan Olarak Gösterilebilir?

Bahsettiğimiz gibi, genel boşanma sebeplerini aktarırken özel boşanma sebepleri dışında olan tüm sebepler olarak aşırı geniş bir ifade kullanmıştık. Şimdi de sıklıkla gözlenen şiddetli geçimsizlik sebepleri ile boşanma sebeplerine göz atalım:

  1. Fiziksel Şiddet Uygulanması
  2. Eşe karşı psikolojik ya da ekonomik şiddet varlığı
  3. Aileye karşı ilgisiz davranışların olması
  4. Alkol kullanmak ya da alkole bağımlı olmak
  5. Köken ailelerin evliliğe müdahale etmesi
  6. Eşe karşı hakaret etme
  7. Köken ailenin eşe hakaret etmesine müsaade etme
  8. Eşlerin birbirini sevmemesi ve bunu söylemesi
  9. Eşten boşanmak istediğinin söylenmesi
  10. Tahammülsüz, agresif ve saygısızlık içeren davranışlarda bulunulması
  11. Eşe karşı iftirada bulunma
  12. Aile sırlarının üçüncü-dördüncü kişilere anlatılması
  13. Cinsel ilişki yaşayamama ya da cinsel iktidarsızlık
  14.  Kumar oynama alışkanlığı- bağımlılığı olması
  15.  Güven Sarsıcı ve Sadakat Yükümlüğüne uymayan davranışlar sergileme
  16. Eve saatinde gelmeme, geç vakitlere kadar dışarıda kalma
  17. Eşlerden birisinin, kendisine karşı ilgisi olduğu bilinen birisiyle arkadaşça da olsa vakit geçirmesi
  18. Eşin bulunduğu yerler konusunda yalan söylemesi
  19. Eski eş ya da sevgiliyle görüşmek
  20. Evlenmeden önce bakire olmadığını gizlemek
  21. Karşı cinsten bireylerle sosyal medya aracılığıyla sık sık iletişim kurmak
  22. Taşınmaz malları eşin rızası alınmadan devretmek
  23. İnternet aracılığıyla sosyal medya sitelerine girmek ya da sosyal medya üzerinden başka insanlarla duygusal ilişkiler kurmak